Pazar, Ekim 25Merhaba Hoş Geldiniz

İDAM SEHPASINDAKİ GENÇ

İDAM SEHPASINDAKİ GENÇ
.
Hz. Ömer arkadaşlarıyla sohbet ederken,
huzura üç genç girerler. Derler ki:
– Ey halife, bu aramızdaki arkadaş bizim
babamızı öldürdü. Ne gerekiyorsa lütfen yerine
getirin.
Bu söz üzerine Hz. Ömer suçlanan gence
dönerek:
– Söyledikleri doğru mu diye sorar.
Suçlanan genç der ki :
– Evet doğru.
Bu söz üzerine Hz. Ömer “anlat bakalım nasıl
oldu” diye sorar. Genç anlatmaya başlar:
– Ben bulunduğum kasabada hâli vakti yerinde
olan bir insanım. Ailemle beraber gezmeye
çıktık. Kader, bizi arkadaşların bulunduğu yere
getirdi. Affedersiniz hayvanlarımın arasında bir
güzel atım var ki, dönen bir defa daha bakıyor.
Hayvana ne yaptıysam bu arkadaşların
bahçesinden meyve koparmasına engel
olamadım. Arkadaşların babası içerden
hışımla çıktı atıma bir taş attı, atım oracıkta
öldü. Nefsime bu durum ağır geldi, ben de bir
taş attım, adam öldü. Kaçmak istedim fakat
arkadaşlar beni yakaladı. Durum bundan
ibaret” dedi. Hz Ömer:
– Söyleyecek bir şey yok. Bu suçun cezası
idam. Üstelik suçunu da kabul ettin” dedi. Bu
sözden sonra delikanlı söz alarak:
– Efendim bir özrüm var, diyerek konuşmaya
başladı:
– Ben memleketinde zengin bir insanım.
Babam, rahmetli olmadan bana epey bir altın
bıraktı. Gelirken kardeşim küçük olduğu için
saklamak zorunda kaldım. Şimdi siz bu cezayı
infaz ederseniz yetimin hakkını zayi ettiğiniz
için Allah(cc) indinde sorumlu olursunuz.
Bana 3 gün izin verirseniz ben emaneti
kardeşime teslim eder gelirim, bu 3 gün içinde
yerime birini bulurum, der.
Hz. Ömer der ki:
– Bu topluluğa yabancı birisin, senin yerine
kim kalır ki?
Sözün burasında genç adam ortama bir göz
atar, der ki:
– Bu zat benim yerime kalır. O zat Hz.
Peygamber Efendimizin (sav) en iyi
arkadaşlarından, Amr Ibni As’ dan başkası değildir.
Hz. Ömer Amr’a dönerek:
– Ey Amr! Delikanlıyı duydun, der.
O büyük sahabe:
– Evet, ben kefilim, der ve genç adam serbest
bırakılır.
Üçüncü günün sonunda vakit dolmak üzere
ama gençten bir haber yoktur. Medine’nin ileri
gelenleri Hz. Ömer’e çıkarak gencin
gelmeyeceği, dolayısıyla Amr Ibni As’a
verilecek idam yerine maktulün diyetini
vermeyi teklif ederler, fakat gençler razı olmaz
ve “babamızın kanı yerde kalsın istemiyoruz”
derler. Hz. Ömer kendinden beklenen cevabı
verir der ki:
– Bu kefil babam olsa fark etmez cezayı infaz
ederim.
Hz Amr İbni As ise tam bir teslimiyet
içerisinde der ki:
– Biz de sözümün arkasındayız.
Bu arada kalabalıkta bir dalgalanma olur ve
insanların arasından genç görünür. Hz. Ömer
gence dönerek der ki:
– Evladım gelmeme gibi önemli bir nedenin
vardı neden geldin?
Genç vakurla başını kaldırır ve;
– ‘AHDE VEFASIZLIK ETTİ’ demeyesiniz diye
geldim, der.
Hz. Ömer başını bu defa çevirir ve Amr İbni
As’a der ki:
– Ey Amr, sen bu delikanlıyı tanımıyorsun.
Nasıl oldu onun yerine kefil oldun?
Amr İbni As, vakurla kanımızı donduracak bir
cevap verir:
– Bu kadar insanın içerisinden beni seçti.
‘İNSANLIK ÖLDÜ’ dedirtmemek için kabul ettim,
der.
Sıra gençlere gelir. Derler ki:
– Biz bu davadan vazgeçiyoruz.
Bu sözün üzerine Hz Ömer:
– Biraz evvel “babamızın kanı yerde kalmasın”
diyordunuz. Ne oldu da vazgeçiyorsunuz, der.
Gençlerin cevabı da dehşetlidir: MERHAMETLİ
İNSAN KALMADI’ demeyesiniz diye…
Bu muhteşem tablo, herkesi son derece
duygulandırmıştı. Herkes üzüntüden kurtulmuş
hüzün, yerini tarifi imkânsız bir sevince
bırakmıştı. Helallaştılar, kucaklaştılar.
Böylece arkalarında insanlığa bir ibret levhası
bıraktılar.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir